with it - Turc Anglais Dictionnaire

with it

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "with it" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 11 résultat(s)

Anglais Turc
Idioms
with it expr. canlı
with it expr. moda
with it expr. zamane
with it expr. uyanık
with it expr. güncel trendlerden haberdar olan
with it expr. güncel gelişmeleri bilen
with it expr. akli dengesi yerinde
with it expr. modaya uygun
with it expr. şık
Slang
with it expr. özenli
with it expr. dikkatli

Sens de "with it" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
a card with a child's picture on it n. üzerinde çocuk resmi olan bir kart
with-it-ness n. öğretmen farkındalığı
carry with it v. beraberinde getirmek
carry with it v. yol açmak
hit it off with v. iyi geçinmek
lay it on with a trowel v. pohpohlamak
have it off with somebody v. oynaşmak
hit it off with v. arası iyi olmak
have it off with somebody v. mercimeği fırına vermek
lay it on with a trowel v. methetmek
have it away with somebody v. mercimeği fırına vermek
have it off with somebody v. kırıştırmak
lay it on with a trowel v. abartmak
get away with it v. ettiği yanına kar kalmak
hit it off with v. gül gibi geçinmek
hit it off with somebody v. ısınmak
hit it off with somebody v. anlaşmak
hit it off with somebody v. kanı kaynamak
bring with it v. beraberinde getirmek
bring with it v. yol açmak
look at it with different eyes v. farklı gözle bakmak
cover it with chocolate v. çikolatayla kaplamak
with-it adj. şehir standartlarında yaşayabilen
out with it! interj. söylesene!
hell with it interj. boş ver
Phrasals
get with it v. yapması gereken işi yapmaya başlamak
get with it v. günümüz modasını veya teknolojisini bilmek
get on with it v. aksiyon almak
get on with it v. bir şeye kaldığı yerden devam etmek
get on with it v. bir konuyu ilerletmek
get on with it v. bir şeye devam etmek
get on with it v. harekete geçmek
get on with it v. bir şeyi sürdürmek/devam ettirmek
get on with it v. bir şeyde ilerlemek
Phrases
good luck with it n. hayırlısı
good luck with it expr. hayırlısı olsun
good luck with it expr. hayırlı olsun
good luck with it expr. iyi günlerde kullan
it rests with me expr. karar bana kalmış
and be done with it expr. ve bu/şu konuyu kapat
and be done with it expr. ve şunu/bunu bitir artık
and be done with it expr. ve şunu/bunu artık erteleme
and be done with it expr. ve şunu/bunu düşünme artık
and be done with it expr. ve buna/şuna bir son ver
and be done with it expr. ve bu/şu tartışmayı bitir artık
and be done with it expr. ve bu/şu tartışmaya bir son ver
and be done with it expr. ve bitir şunu/bunu
and be done with it expr. ve bu/şu tartışmayı kes
and be done with it expr. ve şunu/bunu ertelemeyi bırak
Proverb
you can't take it with you when you die dünya malı dünyada kalır
while two dogs are fighting for bone, a third one runs away with it iki kişi bir şey için kavga ederken/çekişirken üçüncü kişi o şeyi alır gider
Colloquial
get it on with v. işi pişirmek
hit it with something hard v. sert bir şeyle vurmak
get away with it v. yakayı ele vermeden kaçmak
mix it up with someone v. tartışmak
mix it up with someone v. birbirlerine girmek
mix it up with someone v. kavga etmek
do it with mirrors v. kimseye çaktırmadan yapmak
do it with mirrors v. kimseye görünmeden yapmak
do it with mirrors v. (sihirbazlık numarasını) aynalarla yapmak
with your name on it v. bir şey özellikle birine yönelik olmak
with your name on it v. bir şey özellikle biri için olmak
with your name on it v. bir şey özellikle birini amaçlamak/hedef almak
run with it v. bir şeyle yoluna devam etmek
run with it v. bir şeyi benimseyip onunla ilerlemek
run with it v. bir şeyi alıp ilerletmek
run with it v. bir şeyin inisiyatifini almak
run with it v. bir şeyi alıp onun üzerinden ilerlemek
run with it v. bir şeyi bağımsız olarak yapma inisiyatifini almak
stick with it v. bırakmamak
stick with it v. devam etmek
get it off with someone v. birini götürmek (seks)
get it off with v. ile cinsel ilişkiye girmek
get it off with someone v. biriyle sevişmek
get it off with v. '-i götürmek (seks)
get it off with v. ile sevişmek
get it off with v. ile yatmak
have it off with v. ile işi pişirmek
have it away with v. ile mercimeği fırına vermek
have it out with someone v. biriyle bir problemi çözmek için samimi bir şekilde konuşmak/tartışmak
have it off with v. ile yatmak
have it off with v. ile cinsel ilişkiye girmek
have it away with v. ile işi pişirmek
have it away (with someone) v. (biriyle) mercimeği fırına vermek
have it out with someone v. biriyle bir anlaşmazlığı çözüme ulaştırmak
have had it with (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) bıkmak
have it away with v. ile yatmak
have it off with v. ile mercimeği fırına vermek
have it out with someone v. biriyle arasındaki problemi çözmek
have it away (with someone) v. (biriyle) cinsel ilişkiye girmek
have it away (with someone) v. (biriyle9 yatmak
have had it with (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) usanmak
have it out with someone v. biriyle tartışıp/konuşup durumu çözüme ulaştırmaya çalışmak
have had it with (someone or something) v. (biri/bir şey) canına yetmek/tak etmek
have had it with (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) gına gelmek
have it away with v. ile cinsel ilişkiye girmek
have it away (with someone) v. (biriyle) işi pişirmek
have had it with (someone or something) v. (biri/bir şey) burasına kadar getirmek/gelmek
have it out with someone v. biriyle açık açık konuşmak
hit it up (with someone) v. (biriyle) samimiyet kurmak
hit it up (with someone) v. (biriyle) arkadaşlık/ilişki kurmak
hit it up (with someone) v. (biriyle) takılmak
hit it up (with someone) v. (biriyle) flört etmek
hit it up (with someone) v. (biriyle) yakınlaşmak
hit it up (with someone) v. (biriyle) eğlenceli/hoş vakit geçirmek
with-it adj. güncel
with-it adj. akli dengesi yerinde
with-it adj. son moda
with-it adj. deneyimli
with-it adj. şehirli ve bilgili
out with it expr. kafandakini söyle
out with it expr. öt bakalım
out with it expr. ne demek istiyorsan söyle
out with it expr. ne istersen söyle
out with it expr. kafanda ne varsa söyle
out with it expr. ne dersen de
good luck with it expr. hayırlı uğurlu olsun
you deal with it expr. sen hallet
you deal with it expr. sen uğraş
you deal with it expr. al kendin uğraş
get it over with expr. çabucak yap
get it over with expr. elini çabuk tut
get it over with expr. hızlıca yap
get it over with expr. hemen yapıp bitir
get it over with expr. hemen yap
get out with it! expr. dökül bakalım!
get out with it expr. öt bakalım
get out with it expr. haydi açıkla
get out with it expr. anlat bakalım
get out with it expr. içini dök
get out with it expr. söyle bakalım
get out with it expr. aklındakini söyle
get out with it expr. haydi söyle
get out with it expr. aklından ne geçiyorsa söyle
get out with it expr. kafandakini söyle
get out with it! expr. söyle artık!
get out with it expr. dökül bakalım
get out with it! expr. söyle bakalım!
get out with it expr. ne demek istiyorsan söyle
get out with it! expr. geveleme de söyle!
get out with it! expr. söyle de kurtul!
get out with it! expr. haydi söyle!
get out with it! expr. söyle gitsin!
it's all gone pete tong (pete tong rhyming with wrong) [uk] expr. her şey aksi/ters gitti
It is all over with someone expr. ölmek üzere
it's all over with expr. her şey bitti
It is all over with someone expr. çoktan ölmüş
it's all over with expr. geri dönüşü yok
it's all over with expr. artık çok geç
it's all over with expr. yolun sonu göründü